3 dk. 13 sn. Birgun

Halk sağlığının görünmez devi: Dr. William Foege’nin ardından

Bilim dünyası, çoğu insanın adını hiç duymadığı kahramanlarla doludur. Pek çok kişi kendini iyi bilgilendirilmiş görse de 20. yüzyılda en çok hayat kurtaran bilim insanlarının kimler olduğundan habersizdir — Billy Woodward’ın Einstein’den Daha Büyük Bilim İnsanları: Yirminci Yüzyılın En Çok Hayat Kurtaranları kitabında yer alan isimler gibi. Kitabın kapağında bu bilim insanlarının silüetleri yer alır ve aralarında, çiçek hastalığını ortadan kaldıran devrim niteliğindeki aşılama stratejisinin mimarı olan hekim, uzun boyuyla dikkatleri üzerine çeker. Dr. William H. Foege kariyerinde pek çok başarıya imza atmış olsa da adı özellikle çiçek hastalığının yok edilmesiyle — yalnızca 20. yüzyılda 300 ila 500 milyon insanın hayatına mal olan bir hastalıkla — sonsuza dek anılacaktır. Foege, 24 Ocak’ta, 89 yaşında hayata veda etti.

9 Aralık 1979’da uluslararası bir bilim komisyonu, çiçek hastalığının tamamen yok edildiğini ilan etti. İnsanlarda görülen bulaşıcı hastalıklar arasında bu başarı hâlâ tektir. Tarih boyunca milyonları öldüren çiçek hastalığının kökeni MÖ 2. yüzyıla uzansa da, son genetik çalışmalar modern varyola virüsünün aslında 16. yüzyılda ortaya çıktığını gösteriyor. Edward Jenner’in 1796’da geliştirdiği aşıyla başlayan süreç, 19. ve 20. yüzyıllardaki zorunlu aşılama programlarıyla hız kazandı. Virüsün yalnızca insanlarda görülmesi ve belirtilerin hızla ortaya çıkması, eradikasyonu mümkün kılan temel etkenlerdi. 1967’de DSÖ’nün küresel kampanyasıyla hastalık dünyanın her yanında kuşatıldı; 1977’de Somali’de son doğal vaka kaydedildi.

Bugün Ebola salgınlarında kullanılan “çember aşılama” stratejisinin kökeni, Nijerya’da yaşanan bir lojistik krize dayanıyor. O dönemki resmi yaklaşım, nüfusun en az %80’inin kitlesel aşılama yoluyla korunması ve ardından kalan bulaş zincirlerinin “temizlik kampanyaları”yla yakalanmasıydı. Doğu Nijerya’daki kitlesel aşılama kampanyası için gönderilen aşılar zamanında ulaşmayınca, Foege geçici bir yaklaşım geliştirdi: Yoğun vaka takibi yapıp, her aktif vakanın çevresindeki dar bir coğrafi alanda yoğun aşılama uygulamak. Bu, aşı izi bulunmayan herkesi veya vakayla temas etmiş olabileceği düşünülen kişilerin tamamını aşılamak anlamına geliyordu. Foege ne yaptığını çok iyi biliyor ve sonucu öngörüyordu. Aşı sevkiyatı nihayet bölgeye ulaştığında, nüfusun yalnızca yaklaşık yarısı aşılanmış olmasına rağmen tespit edilebilir hiçbir çiçek hastalığı bulaşı kalmamıştı.

Foege yıllar sonra şöyle diyecekti: “Yeni bir strateji değildi; önemli olan kitlesel aşılamayı bırakıp doğrudan ikinci bölüme geçebileceğimizi göstermemizdi.”

Bu yaklaşımın gücü, onu Hindistan’daki en zorlu salgına karşı da galip getirdi. Bihar Eyaleti’nde uzun tartışmalardan sonra yetkililer, Foege’nin yöntemiyle devam etmeye ikna oldu ve bir yıl sonra Hindistan, çiçek hastalığından tamamen kurtuldu.

Foege, 1977–1983 yılları arasında ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin (CDC) başına getirildi. AIDS salgınının ilk yıllarında kurumun yönünü belirledi ve CDC’nin sadece bulaşıcı hastalıklara değil, başlıca ölüm nedenlerine - trafik kazaları ve silahlı şiddet dahil - odaklanması gerektiğini savundu. Bu tavır, CDC’yi Ulusal Silah Derneği NRA ve Cumhuriyetçi siyasetçilerle karşı karşıya getirdi. Foege’ye göre CDC, siyasi müdahaleden uzak, bilimin ve kanıtın yönlendirdiği bir kamu sağlığı koruyucusu olmalıydı.

Son yıllarında, CDC’nin otoritesinin nasıl aşındığını büyük bir endişeyle izledi. Trump döneminde kurum sık sık itibarsızlaştırıldı; bilimsel rehberleri görmezden gelindi ve uluslararası saygınlığı zedelendi. DSÖ ile işbirliği zayıflatıldı, aşı tavsiyeleri siyasallaştı ve uzman kadrolar eridi. Foege, halk sağlığının siyasallaşması, bilimin dışlanması ve yanlış bilginin yayılmasının hem CDC’yi hem toplum sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiği konusunda defalarca uyarıda bulundu.

Robert F. Kennedy Jr’in ABD’de halk sağlığını yerle bir etmesiyle ilgili Foege 2025’te Statnews’a şunları yazmıştı: “Bir insan, Kennedy’nin bu kadar saçmalığa dayanan söylemlerinin kimseyi peşinden sürüklemeyeceğini düşünebilir. Ancak ne yazık ki, otorite konumundaki kişilerden gelen zırvalıkları kabul etmeye hazır insanlar var. Kennedy kalp cerrahı olmaya karar verse çok daha az tehlikeli olurdu; o zaman insanları birer birer öldürürdü, şu anda ise binlercesinin hayatını riske atabilecek bir konumda. Neden tek bir kişiyi öldürmek “cinayet” sayılırken, kitlelerin ölümüne yol açanlar politikacı olunca mazur görülebiliyor?”

Foege’nin adı çiçek hastalığının eradikasyonuyla özdeşleşmiş olsa da aynı derecede minnet borçlu olduğumuz bir isim daha var: Sovyet bilim insanı Dr. Viktor Zhdanov. Soğuk Savaş’ın ortasında bile uluslararası işbirliğine inanan Sovyet virolog ve epidemiyolog, küresel eradikasyon fikrini 1958’de Dünya Sağlık Asamblesi’ne ilk sunan kişiydi. Önerisi (WHA11.54), 1959’da kabul edildi.

2020’de, Foege ve Zhdanov, çiçek hastalığının kökünün kazınmasına yaptıkları katkılar nedeniyle Future of Life Award ödülünü birlikte aldı. COVID-19 pandemisi nedeniyle uzaktan düzenlenen tören sırasında BM Genel Sekreteri António Guterres şöyle dedi:“Bill Foege ve Viktor Zhdanov’un çiçeğin eradikasyonundaki katkıları için hepimiz minnettarız; onların çalışması, bilimin ve uluslararası işbirliğinin hastalıkla mücadelede ne kadar güçlü olabileceğini gösterdi.”

Bugün her iki bilim insanını da saygıyla anıyorum. Foege ve Zhdanov’un mirası, yalnızca bir hastalığın yok edilişinde değil, insanlığın ortak iyiliğine duyulan inançta yaşamaya devam ediyor.




v 2.0.0.0