1 dk. 52 sn. Birgun

Yapay zekâ ve telif hakları

Müzik sektörü yapay zekâya karşı alarma geçmiş durumda. Ankara’da Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün dün düzenlediği ve tüm müzik meslek birliklerinin katıldığı toplantıda müzik sektörü ve telif lisanslama sistemi açısından yapay zekâya ilişkin ulusal ve uluslararası gelişmelerin etkin bir şekilde izlenmesi, ülkemiz bakımından atılabilecek adımların ortak akıl çerçevesinde değerlendirilmesi masaya yatırıldı. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada da eser sahipleri, yorumcular ve yapımcılar, yapay zekâyla üretilen eserler için meslek birlikleri üzerinden nasıl lisanslama yapılacağı konusunda henüz ortak bir model üzerinde anlaşma sağlamış değil.

Bu konuyu yorumcular özelinde tartışmak için 3 gündür Scapr (Dünya Yorumcu Hakları Meslek Birlikleri Topluluğu) ve Adami-Spedidam (Fransa Performans Sanatçıları Hak Örgütleri)’nin daveti üzerine Müyorbir yöneticileri olarak Paris’teki toplantılara katıldık. Burada dünyanın dört bir yanından gelen performans sanatçıları meslek birlikleri temsilcilerinin önemli bulduğum görüşlerini paylaşacağım.

*Yapay zekâ hukuku tartışmalarında “çoğaltma hakları”, bir eserin yapay zekâ tarafından eğitilmesi, kopyalanması veya çıktılarda yeniden üretilmesi süreçlerinin, klasik çoğaltma hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği. Birinci sorumuz bu.

*Bir diğeri ise, yapay zekâ girdilerinin takibinin meslek birliklerinin yetki alanına girip girmediğinin ve bunun gerekli yatırımı haklı çıkarıp çıkarmadığının belirlenmesidir. Yapay zekâ lisanslamasından elde edilecek gelir çok düşük kalırsa, ayrıntılı izleme ve veri işleme maliyetleri, icracı sanatçılar açısından sağlanacak faydadan daha ağır basabilir. Bu gibi durumlarda, meslek birlikleri; anlamlı bir dağıtım yapılmasına imkân vermeyecek kadar düşük dakika değerine sahip oldukları için ayrıntılı çalma listesi sunmak zorunda olmayan küçük ölçekli topluluk radyoları veya çevrim içi radyo istasyonlarında olduğu gibi, alternatif veri kaynaklarına dayanmak zorunda kalabilir.

*Bu bağlamda SPEDIDAM ve SWISSPERFORM gibi meslek birlikleri, yapay zekâ tarafından kullanılan içeriklerin takibinin meslek birliklerinden ziyade yapay zekâ platformlarının sorumluluğunda olması gerektiğini savunmaktadır. Ayrıca SPEDIDAM, hangi kayıtların kullanıldığının birebir tespit edilmesini beklemeden, geçici olarak ön dağıtım yapılabileceğini belirtmektedir.

*Opt-out Bilgilerinin (Burada bu kavramı açmakta fayda var. Opt-out telif ve müzik hakları bağlamında özellikle yapay zekâ ve toplu lisanslama alanlarında sık kullanılır. Bir sanatçının eserleri aksi belirtilmedikçe eğitim verisi adı altında yapay zekâ için kullanılabilir. Sanatçı opt-out bildirimi yaparsa eserleri yapay zekâda kullanılamaz ve ayrı bir lisans ve ücretlendirme gerekir.)

Uluslararası Paylaşımı opt-out bilgilerinin, icracı sanatçılar için küresel koruma sağlanabilmesi amacıyla farklı ülkelerdeki meslek birlikleri arasında etkin biçimde paylaşılması gerekmektedir. Türkiye’de opt-out hukuken mümkündür ancak açık düzenleme bulunmamaktadır. Mevcut çoğaltma hakkı ve açık rıza ilkeleri üzerinden, Meslek Birlikleri iç yönergeleri ve sözleşme ekleriyle uygulanabilir. Ancak yalnızca icracı düzeyinde opt-out yeterli değildir; fonogram/yapımcı düzeyi de kapsanmalıdır. Aksi halde sözleşmesel devirler nedeniyle sistem işlevsiz kalabilir…

Benim burada edindiğim izlenim bu işlerin tam anlamıyla rayına oturabilmesi iki ya da üç seneye ihtiyacımız olduğu. Paris’ten sevgiler. Kalın sağlıcakla…




v 2.0.0.0