Parkeden bahis patronluğuna: Ömer Onan’ın yükselişi
Türkiye’de at yarışı bahisleri, spor ekonomisinin en büyük nakit akışlarından birini oluşturuyor. Bu nedenle organizasyon modelindeki her değişiklik yalnızca sportif değil; mali, idari ve siyasi sonuçlarıyla da yakından izleniyor.
Son dönemde tartışma yaratan gelişme, eski milli basketbolcu ve Türkiye Basketbol Federasyonu’nun (TBF) eski üst düzey yöneticilerinden Ömer Onan’ın sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu United Racing’in kuruluşundan yalnızca iki ay sonra bu alanda merkezi bir rol üstlenmesi oldu.
At yarışı bahislerinin büyüklüğü, Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na yansıyan verilerle daha net biçimde görülüyor. TVF sunumlarına göre, 2020-2023 döneminde yıllık yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olan at yarışı bahis gelirleri, 2024’te 1,8 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde kamuya aktarılan payın 350 milyon dolar seviyesine çıktığı ifade edildi.
Bu rakamlar, tartışmanın neden iki ay önce kurulan bir şirket meselesiyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Söz konusu olan, milyarlarca dolarlık bir ekonomik alanın hangi yöntemle, hangi sözleşme modeliyle ve hangi denetim mekanizmalarıyla yönetildiği.
TJK’nin 2023 yılı bütçesinin yaklaşık 7 milyar TL olduğu bilinirken at yarışı bahisleri yalnızca sportif bir faaliyet değil, kamunun da doğrudan gelir elde ettiği stratejik bir alan niteliği taşıyor.
Mevzuata göre at yarışı bahislerinde, bir takvim yılı içinde dağıtılacak ikramiyelerin toplamı, hasılatın yüzde 40’ından az, yüzde 83’ünden fazla olamıyor. Geriye kalan bölüm ise şans oyunları vergisi, işletme giderleri, bayi ve platform komisyonları ile organizasyon payları arasında dağıtılıyor.
At yarışlarına ilişkin şans oyunları vergisi oranı yüzde 7 olarak uygulanıyor. Bu yapı, at yarışı bahislerinin neden hem özel sektör hem de kamu açısından yüksek öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla bu alanın yönetiminde alınan her karar, doğrudan kamu yararıyla ilişkilendiriliyor.
United Racing Şans Oyunları A.Ş., 20 Kasım 2025 tarihinde kuruldu. Şirketin kuruluşundan yalnızca yaklaşık altı hafta sonra, 1 Ocak 2026 itibarıyla at yarışı bahis organizasyonunda ana yüklenici konumuna geldiği öğrenildi.
Bu zamanlama, sürecin nasıl yürütüldüğüne dair soruları beraberinde getirdi. Kamuoyuna açık biçimde:
Tartışmanın odağında da tam olarak bu belirsizlik yer alıyor. Milyarlarca dolarlık bir hacmi olan bir alanın yeni kurulmuş bir şirkete devredilmesi, yönteme ilişkin şeffaflık beklentisini artırdı.
Ömer Onan, ülke basketbolunun son 25 yılına damga vuran isimlerden biri. EuroBasket 2001 ve 2010 Dünya Kupası’nda gümüş madalya kazanan milli takım kadrolarında yer aldı. Uzun yıllar Anadolu Efes, ve Fenerbahçe formaları giydi.
Aktif sporculuk kariyerinin ardından yöneticiliğe geçen Onan, 2016 yılında TBF’de Genel Koordinatör olarak göreve başladı. Bu dönemde federasyonun idari yapılanmasında etkili pozisyonlarda bulundu. Daha sonra federasyonda başkan vekilliği görevini de üstlendi.
Bugün ise Onan’ın adı, spor yönetimi dışındaki ticari faaliyetlerle gündemde. United Racing’in kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan Onan, aynı zamanda Platform Şans Oyunları A.Ş.’nin de sahibi ve yönetim kurulu başkanı konumunda bulunuyor. At yarışlarının web ve mobil yayın hakları ile sanal bayi operasyonları gibi alanlar, doğrudan bu şirket yapısı üzerinden yürütüldü.
Bu tablo, spor bürokrasisinde üst düzey görevler üstlenmiş bir ismin, kamuya temas eden şans oyunları sektöründe belirleyici bir aktör haline gelmesini tartışmanın merkezine yerleştirdi.
Sürecin bir diğer önemli figürü ise TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu. Türkoğlu, 15 Mart 2016 tarihinde Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak atandı. Aynı yıl içerisinde Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanlığı görevine geldi. Türkoğlu, bu iki görevi eş zamanlı olarak yürütürken federasyon yönetimi ile siyasal iktidar arasındaki bağların daha görünür hale geldiği bir dönem başladı.
Türkoğlu, 2021 ve 2024 yıllarında yapılan olağan genel kurullarda yeniden federasyon başkanı seçildi. Böylece Türkiye basketbolu, yaklaşık on yıla yaklaşan bir süredir, doğrudan Cumhurbaşkanlığı nezdinde danışmanlık görevi bulunan bir isim tarafından yönetiliyor.
Ömer Onan’ın federasyondaki yükselişi de bu döneme denk geliyor. Onan, 2016 yılında Hidayet Türkoğlu başkanlığındaki yönetimde Genel Koordinatör olarak göreve başladı. Bu pozisyon, federasyonun yalnızca sportif değil; idari, mali ve kurumsal kararlarında da etkili bir konum anlamına geliyordu. Onan, sonraki yıllarda federasyon yönetiminde daha üst pozisyonlara taşındı ve başkan vekilliği görevini üstlendi. Zaman zaman da Erdoğan’la beraber parkede oyun kurucu hünerlerini sergilerken sahada görüldü.
Bu tablo, spor kamuoyunda uzun süredir dile getirilen bir yapıyı yeniden gündeme getiriyor: Federasyon yöneticiliğinin, yalnızca sportif kararlarla sınırlı kalmayan kamu kaynakları, büyük projeler ve ekonomik alanlarla temas eden bir güç alanına dönüşmesi.
Türkoğlu başkanlığındaki TBF, son yıllarda lige veya yerel organizasyonlara bir değer katabilmiş değil. Aksine büyük tesis projeleri, kamu destekli yatırımlar ve merkezi idareyle kurulan ilişkilerini propaganda aracına dönüşmüş durumda. Bu süreçte federasyon yöneticilerinin spor alanının dışına taşan ekonomik ve idari alanlarda daha görünür hale gelmesi haliyle dikkat çeken bir detay.
At yarışı bahis organizasyonu gibi, doğrudan kamu gelirini ilgilendiren ve TVF üzerinden yürütülen bir alanda, federasyon kökenli bir ismin şirketinin merkezi bir rol üstlenmesi yalnızca ticari bir gelişme olarak değil, spor-siyaset-ekonomi üçgeni içinde değerlendirilmek zorunda.
Buradaki temel sorun, tek tek kişilerin niyetlerinden bağımsız olarak, kurumsal sınırların ne kadar net çizildiği sorusu. Spor federasyonlarında üst düzey görevler üstlenmiş, siyasal iktidarla doğrudan temas halinde olan isimlerin daha sonra kamuya temas eden yüksek hacimli ekonomik alanlarda faaliyet göstermesi sisteminde ne kadar sorunlu olduğunun başka bir kanıtı.
Mevcut tabloda, bu mekanizmaların nasıl işlediğine dair kamuoyuna açık, ayrıntılı bir çerçeve bulunmuyor. Tam da bu nedenle at yarışı bahis organizasyonundaki değişim, yalnızca bir şirketin büyümesi olarak değil, spor yönetimi ile siyasal iktidar arasındaki geçirgenliğin yeni bir örneği.
At yarışı bahisleri, hem kamu geliri hem de spor ekonomisi açısından stratejik bir alan. Bu nedenle yetki değişimlerinin, sözleşme modellerinin ve gelir paylaşımının kamuoyuna açık ve denetlenebilir olması büyük önem taşıyor.
United Racing’in kısa sürede bu ölçekte bir rol üstlenmesi, sürecin hukuki ve idari boyutlarının daha ayrıntılı biçimde açıklanması gereğini ortaya koydu. Tartışmanın sağlıklı biçimde yürüyebilmesi için, karar alma mekanizmalarının ve sözleşme yapısının kamuoyuyla paylaşılması kamu yararı açısından belirleyici.